Tüm Eğitim ve Danışmanlık hizmetlerimiz dost ve müttefik ülkelerin Silahlı Kuvvetleri ve Polis Teşkilatlarına mahsustur.

Eğitimlerimize bireysel katılım mümkün değildir!

 

Nedir Bu SADAT?

Adnan Tanrıverdi SADAT A.Ş. şirketinin kuruluşu, yaptığı faaliyetler ve şirket hakkında basında çıkan yanlış haberler ile alakalı Posta gazetesine röportaj verdi.

 

Nedir bu SADAT?

“Mehdi gelecek” tartışması üzerine Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı ve Güvenlik ve Dış Politika Kurul üyeliği görevlerinden istifa eden Adnan Tanrıverdi, o süreci POSTA’ya anlatmıştı. Tanrıverdi’ye, ismi sürekli tartışmalara konu olan SADAT’ı da sordum.

SADAT’ın web sitesinde şu ifade yer alıyor: “SADAT AŞ, Türkiye’de uluslararası savunma alanında danışmanlık ve askeri eğitim veren ilk ve tek şirkettir.”

Sene 1996…

Adnan Tanrıverdi anlatıyor…

- 1996 yılında, o zaman Kara Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanı’ydım. Silahlı Kuvvetler’den 10 general Bosna’ya gittik. O dönem Genelkurmay Harekat Başkanı olan Korgeneral Çetin Doğan uçakla giderken, bir Amerikalı savunma danışmanlık şirketinin, Türkiye’den kendi şirketlerinin bünyesine bir muvazzaf asker istediğini söyledi.

“Bir kişi verin. Sınıfı önemli değil” demişler. Sonra öğrendik ki, rahmetli Begoviç’e (Aliya İzzetbegoviç) gitmişler, demişler ki “Biz Bosna Ordusu’nu kuralım, donatalım, size teslim edelim.” Ben de “Biz muvazzaf personel verdik mi?” dedim, vermişiz.

- O zamanlar bu özel askeri şirketler yani savunma danışmanlık şirketleri bu kadar gündemde olmayan, bizim de literatürümüzde olmayan bir yapıydı ve o zaman benim çok dikkatimi çekti.

Sene 2009…

- Bu seyahatten birkaç ay sonra, ağustosta (1996) ben kadrosuzluktan emekli oldum. Bu konu devamlı zihnimi kurcaladı. Demek ki, bir kısım küresel güçler bu tür şirketler vasıtasıyla ülkeleri kontrollerine alıyorlar. Silahlı kuvvetlerini eğitiyor, donatıyor vs…

- Sonra, 2009’da, “Kiralık Ordular” diye 450 sayfalık bir kitap çıktı. Bu kitabı okuduğumda

- Bosna’daki o Amerikan şirketinden de bahsediyor

- O zaman dünya üzerinde ABD’nin 70 tane böyle şirketi var. Ve hangi şirketin hangi ülkelerde, hangi faaliyet alanlarında hareket ettiği o kitapta yazıyor.

- Bunların 5 tanesi Suudi Arabistan’da görevli. Her birinin 5 milyon dolardan fazla sermayesi var. Aşağı yukarı 10’a yakın emekli general var. Bunun dışında her birinde en aşağı bin 1200 civarında da üst rütbeli asker var. Her şirkette... Böyle toplarsak, aşağı yukarı 60 emekli generalle, yaklaşık 6-7 bin emekli asker Suudi Arabistan’ın karar mercilerinde danışman olarak ya da bir şekilde bulunuyorlar.

Bu beş şirketin biri, kralın muhafız birliklerini eğitiyor, donatıyor, yönetiyor o zaman… Biri harp akademilerini, biri kara kuvvetlerini, biri hava kuvvetlerini ve hava savunma kuvvetlerinin bakım onarım sistemlerini, biri de deniz kuvvetlerinin bakım onarım sistemlerini… ‘ABD yapıyor, biz de yapalım’

- Ben bu tabloyu görünce dedim ki, İkinci Dünya Harbi’nden sonra kurulmuş genç devletler, köklü askeri geleneği olan ülkelerin askeri desteğine ihtiyaç duyuyorlar. Ve o ülkeler de, bu askerleri vasıtasıyla kurdukları özel şirketlerle, mevzuatlarını da buna göre hazırlamışlar, bu ülkeleri kontrolünde tutuyorlar.

- O hâlde biz de, Silahlı Kuvvetlerimizin köklü askeri geleneği var, emekli askerlerimizi organize edelim, bu ihtiyacı olan ülkelere, devlet bazında, onların silahlı kuvvetlerine danışmanlık ve çok özel konular dahil eğitim ve ihtiyaç duyduğu donatım konusunda hizmet verecek bir ortamı oluşturalım.

‘Cumhurbaşkanı’nın gizli ordusu’ dediler

- Ama bu döndü dolaştı, efendim “Cumhurbaşkanı’nın gizli ordusu”, işte başka şeyler falan… Bakın SADAT’ın web sitesinde hangi konularda eğitim verdiğimiz, faaliyet alanlarımız vs var. Bunların içinde tabii, ‘baskın, pusu, pusuya karşı harekat’ vs gibi çok teknik konular var.

Bunları oradan cımbızlayıp bir ‘terör örgütü’ veya bir ‘kontrgerilla’ yapılanması falan… Veya yönetime karşı ya da halkı dizayn edici bir güçmüş gibi yansıttılar.

- Aslında yurtiçinde görevi olmayan sadece o ülkelerle yapılacak anlaşmalara ve o ülkelerin iç hukukuna göre, devlet bazında o ülkelere destek verecek şirketlerdir bunlar. SADAT da öyle. Biz o zaman tabii, o zamanki hükümete “Bu tür şirketleri destekleyin” dedik. “Faaliyetlerini de kontrol edin, denetim olsun” dedik.

“Savunma Sanayi üretiminin kontrolüyle ilgili kanun var. Buraya, bu kanunun içerisine bir de ‘savunma sanayi hizmet sektörü’ başlığını monte edelim. Bunlar devletin kontrolünde, istediği yerlerde, dış politikanın bir enstrümanı olarak kullanılsın. Devletin resmi, savunma sanayi işbirliği anlaşmaları var.

Bununla ulaşamadığı alanlara da, emekli askerlerden oluşmuş bu şirketler vasıtasıyla ulaşılsın” dedik. Bugün de savunduğumuz bu. SADAT’ın fonksiyonu da bu.

Faaliyetler devam ediyor

Bu işlevi yerine getirdik. Halen de yapılıyor, şu anda devam ediyor. Şu anda bir ülkeye aktif olarak hizmet veriyoruz. Bunun dışında ilişkide olduğumuz ülkeler var. Proje talep ediyorlar, projeler geliştiriliyor, ihtiyaca göre ülkelerle anlaşmalar yapılıyor ve hizmet veriliyor. Konu bundan ibaret.

 

Alıntı: https://www.posta.com.tr/yazarlar/murat-celik/nedir-bu-sadat-2233518

Tags: , ,